Aorist Tense

Aorist Tense literally means indefinite (tense) in Greek language and corresponds to the same thing which Turks call Geniş Zaman in Turkish. Geniş literally means broad and Zaman means tense in this context. (tr. zaman; eng. time, period of time, tense etc.) Even though they are called the same, the aorist of Greek has nothing to do with the Turkish aorist. Greek aorist expresses undefined actions that generally happened in the past. Similarly, in ancient Sanskrit, it is used to describe the things happened in immediate past. However, Turkish aorist is totally another thing!

Geniş zaman (Aorist) is used to describe continuing or habitual activities. Aorist is quite similar to the simple present tense of English with some slight differences. Even some experts call Turkish aorist second present tense which is considered as a marker of habitual aspect. Geniş zaman (broad tense) is considered as a tense, which is convenient for Turkish, so we will be covering this topic as aorist tense.

How to form Aorist tense:

-r” is added to the stem of the verb if the verb ends with a vowel. Conversely, verb stems ending with a consonant takes the suffix “-ar” or “-er” depending on the vowel harmony.

SINGULAR

Ben Sen O
VERB+ (i)rim (i)rsin (i)r
oku- okurum okursun okur
kal- kalırım kalırsın kalır
iç- içerim içersin içer

Example:

Yatmadan önce dişlerimi fırçalarım
I brush my teeth before going to sleep

Bira içmeyi pek severim. Genelde arkadaşlarımla içerim
I like drinking beer. Generally, I drink with my friends (as if it is a ritual)

Okur
Literate

Negative of the aorist is formed differently. Aorist has this unique suffix “mez” which makes the verb negative. For the singular and plural first persons, the rule alters a bit. the suffixes are “-mem” and “meyiz” respectively.

NEGATIVE

Ben Sen O
VERB+ mem mezsin mez
oku- okumam okumazsın okumaz
kal- kalmam kalmazsın kalmaz
iç- içmem içmezsin içmez

Example:

Asla ıspanak yemez
S/he never eats spaniach

Ekmeden biçilmez (figurative expression)
(Without planting) If you don’t plant, you can’t harvest

illiterate
okuma yazma bilmez (someone who doesn’t know reading / writing), okumamış

PLURAL

Biz Siz Onlar
VERB+ -(i)riz -(i)rsiniz -(i)rler
oku- okuruz okursunuz okurlar
kal- kalırız kalırsınız kalırlar
iç- içeriz içersiniz içerler

Example:

Yazları bahçede uyurlar
They sleep in the garden in summers

Her buluşmamazda bu restorana gideriz
We go to this restaurant in every meeting

Her ay bir kez şerbet* içerler
They drink şerbet each month

Bu kitabı iki günde okuruz
We would read this book in two days

Şerbet: Şerbet is a west Asian drink that is made of different fruits. It is sweet and chilling to drink usually served in hot summer days. In Ottoman era, it was very common and today you could find it in the ‘old Istanbul city’, Fatih.

NEGATIVE

Biz Siz Onlar
VERB+ -meyiz -mezsiniz -mezler
oku- okumayız okumazsınız okumazlar
kal- kalmayız kalmazsınız kalmazlar
iç- içmeyiz içmezsiniz içmezler

Example:

Geç kalmayız
We don’t be late

Bu öğrenciler asla kalın kitap okumazlar
These students never read thick books

Translating aorist tense into English often confuse learners. It is often translated as simple present tense but aorists imply more things. We have mentioned earlier that aorist is used to describe continuing activity; however, these continuing activities include more habitual things at a timeless pace.

dönmek
to turn, to rotate

döner (here, the verb is made a noun by aorist)
döner kebap, he/she/it rotates, the thing that rotates

Kitap okuyorum
I read book, I am reading book

Kitap okurum
I read book (everyday, before going to sleep, weekends etc.)

Karanlıktan korkarım
I am scared of dark

The aorist is also used when requesting something in a polite way.

Example:

Bıçak getirir misiniz?
Could you bring a knife?

Kapıyı kapatır mısın?
Could you close the door?

Kapıyı kapatıyor musun?
Are you closing the door (or what?)

Kapıyı kapatıcak mısın?
Are you going to close the door?

For instance, “rica ederim” or “teşekkür ederim” are formed using aorist.

When narrating a story or describing an action happened in the past, the aorist is used.

Küçük kız ninesine kurabiye götürürken, bir kurt görür.
When little girl taking cookies to her grandmother, she sees a wolf

Aorist Past Tense

The past of Aorist can be translated as ‘used to’ in Turkish. The negative of it ‘mezdim’ is translated as I used not to or I would not.

SINGULAR

Ben Sen O
VERB+ -rdim -rdin -rdi
oku- okurdum okurdun okurdu
kal- kalırdım kalırdın kalırdı
iç- içerdim içerdin içerdi

Example:

Ben içerdim.
Sen içerdin.
O içerdi.

Taşınmadan önce her hafta sushi yerdim
Before moving, I used to eat sushi every week

Karnım acıkınca, annem bana yemek pişirirdi
When I got hungry, my mom used to cook for me

90larda hep pop dinlerdin, şimdi elektronik müzik dinliyorsun
You used to listen to Pop in the 90s, but now you are listening to electronic music

PLURAL

Biz Siz Onlar
VERB+ -rdik -rdiniz -rdiler
oku- okurduk okurdunuz okurdular
kal- kalırdık kalırdınız kalırdılar
iç- içerdik içerdiniz içerdiler

Example:

Biz içerdik.
Siz içerdiniz.
Onlar içerdiler.

Akşamları eve geç gelirdiniz
You used to come home late

Kafa
Head

Kafaya takmak
lit. to wear, attach, bother
to Care

Bunları kafanıza takmazdınız
You(pl) used not to care these

Interrogative of Aorist

The interrogative of aorist in present tense is shown because the past tense has a very similar pattern too. When you want to form interrogative of aorist, you’d simply add -di after the question suffix -mi. Do not forget that interrogative suffix (mi) is ALWAYS written saperately.

Yapar mıyım?
Would I do? or Do I do?

Yapar mıydım?
(how) Would I have done that?

SINGULAR

Ben Sen O
VERB+ -(ı)r mıyım? -(ı)r mısın? -(ı)r mı?
oku- okur muyum? okur musun? okur mu?
kal- kalır mıyım? kalır mısın? kalır mı?
iç- içer miyim? içer misin? içer mi?

Example:

Ben içer miyim?
Sen içer misin?
O içer mi?

(Ben) Sever miyim?
Would I like it?

Bilmiyorum, gider mi.
I don’t know if s/he’ll go.

PLURAL

Here, we see a tiny exception for the third-person-plural. According to the pattern, it must be ‘(ı)r mılar‘ to be attached yet it is ‘(ı)rlar mı?

Biz Siz Onlar
VERB+ -(ı)r mıyız? -(ı)r mısınız? -(ı)r lar mı
oku- okur muyuz? okur musunuz? okurlar mı?
kal- kalır mıyız? kalır mısınız? kalırlar mı?
iç- içer miyiz? içer misiniz? içerler mi?

Example:

Biz içer miyiz?
Siz içer misiniz?
Onlar içerler mi?

Rus edebiyatı okur musunuz?
Do you read Russian literature?

Biz hiç bunu yapar mıyız!
Would we ever do that!