Miş-past (Reported past tense)

reported past tense

Most grammar books use the name miş-past to describe this tense. In Turkish, it is called Mişli geçmiş zaman and is used very often. However, the most appropriate name of it is duyulan geçmiş zaman reported past tense. It describes past actions which the speaker have not witnessed. If you need to describe an action that you have not seen, you have to use miş-past, not, the other past tenses. Do not confuse this past with the inferential of “to be”, “-imiş”.

Let’s explain that with an example:

Recall that the miş-past is used to describe an action that you have not witnessed. But how this is possible with the first singular person? If someone says gitmişim, this means that she went somewhere but she is not aware of it?

The answer is yes.

Let’s imagine that you are on the subway and you fell asleep. When you open your eyes, you realized that you are in the terminal station. Then, you’d say,

Son istasyona kadar gitmişim.
I have gone to the last station (I wasn’t aware of it).

Imagine that your friend recommended you a movie and you began to watch. But at its fifth moment, you realize that you have already watched it but forgot. Then, you’d say

Bu filmi izlemişim.
I have watched the movie

Yet this is only for the first singular person. For the second singular person, it is translated as I gather that you have gone and for the third singular person as I gather that s/he has gone.


VERB+ mişimmişsinmiş
oku- okumuşumokumuşsunokumuş
kal- kalmışımkalmışsınkalmış
iç- içmişimiçmişsiniçmiş


VERB+ mişizmişsinizmişler
oku- okumuşuzokumuşsunuzokumuşlar
kal- kalmışızkalmışsınızkalmışlar
iç- içmişiziçmişsiniziçmişler

Another example:

Let’s assume that you just heard excessive sugar consume is unhealthy for your body. When telling someone this new knowledge, u’d say

Fazla şeker tüketimi vücut için çok zararlıymış.
Excessive sugar consumption is harmful to body (I didn’t know it).


Akşam yemeğini yaptım.
I prepared the dinner.

Akşam yemeğini yapmışım.
(I do not remember preparing the dinner but I have found the dinner in my fridge!)

Akşam yemeğini yapmışımdır.
I must have prepared the dinner.

In some situations, one may use the miş suffix for two times which leads to the idea of disbelief. Usually used with third person singular.


S/he did (S/he didn’t do it, s/he is lying).

Kaza olmadan önce sezmişmiş.
S/he had sniffed the smell of accident before (Yeah of course…).

Negative of miş-past

The pattern is pretty obvious that’s why only the singular is given. For the plural, the same rules apply.


VERB+ memişimmemişsinmemiş
oku- okumamışımokumamışsınokumamış
kal- kalmamışımkalmamışsınkalmamış
iç- içmemişimiçmemişsiniçmemiş


Yemeğini bitirmemişsin.
(I gather that) You have not finished your meal.

Verdiğim kitabı daha bitirmemişsin.
(I gather that) You have not finished the book that I gave you.

Interrogative of miş-past (Have I read?)


VERB+ miş miyim?miş misin?miş mi?
oku- okumuş muyum?okumuş musun?okumuş mu?
kal- kalmış mıyım?kalmış mısın?kalmış mı?
iç- içmiş miyim?içmiş misin?içmiş mi?


VERB+ miş miyiz?miş misiniz?mişler mi?
oku- okumuş muyuz?okumuş musunuz?okumuşlar mı?
kal- kalmış mıyız?kalmış mısınız?kalmışlar mı?
iç- içmiş miyiz?içmiş misiniz?içmişler mi?


Nasıl yani? Sınıfı geçmiş miyim?
How? I have passed the class?

İşlerini bitirmişler mi?
Have they finished their works?

Sor bakalım: Yemekleri sevmiş mi?
Ask her/him: Has s/he liked the meals?

Do not forget that miş-past gives the meaning of hearsay, or something that has not witnessed. Since there is no tense like that in English, you’d have to translate all with ‘Have Verb3’ pattern, yet the problem is if you witnessed the action or not.

Past Perfect Tense (I had come)

As you are familiar from English, past perfect tense indicates an action has completed before a reference. Let’s remember with a short sentence: I had finished my meal before my brother arrived home. In order to give ‘I had finished’, you add ‘miştim’ to the verb in Turkish. So, ‘Bitirmiştim’ would mean ‘I had finished’. Check the further examples below the table.


VERB+ miştimmiştinmişti
oku- okumuştumokumuştunokumuştu
kal- kalmıştımkalmıştınkalmıştı
iç- içmiştimiçmiştiniçmişti


VERB+ miştikmiştiniz/span>miştiler/içmişlerdi
oku- okumuştukokumuştunuzokumuşlardı
kal- kalmıştıkkalmıştınızkalmışlardı
iç- içmiştikiçmiştiniziçmişlerdi


Siz geldinizde salata bitmişti.
The salad had finished by the time you arrive.

Bu kitabı önceden okumuştum.
I had read this book before.

Extra:Bu kitabı okumuşum.
I gather that I read this book.

2012’den önce Mercedes kullanmıştınız.
You (pl. or formal) had used Mercedes before 2012.

Fun Part (A song with miş-past):