8 Past Tenses in Turkish (with conjugations)

There is not only one past tense in Turkish, nor in any language. You’ll see different types of past tenses with explanations and examples in this page.

Let’s begin:

1. Simple Past Tense in Turkish:

you must use simple past tense (-DI) to describe an action that happened in the past. Similar to English, Turkish past simple is used to describe things that happened and finished in the past. The suffix of past simple is -di/dı/ti/tı.

Different from miş-past, di-past is used to describe an action that the speaker has witnessed. Conversely, miş-past defines the actions that the speaker has only heard but not witnessed.

Simple Past Tense in Turkish – Examples:

to like, to love

I liked/loved

We liked/loved

Bu oyunu* çok sevdik
We liked this game a lot

*accusative form


Ben Sen O
VERB+ dim din di
tara- taradım taradın taradı
kır- kırdım kırdın kırdı
sev- sevdim sevdin sevdi


Biz Siz Onlar
VERB+ dik diniz diler
tara- taradık taradınız taradılar
kır- kırdık kırdınız kırdılar
sev- sevdik sevdiniz sevdiler

How to make the Simple Past negative?

You need to add the negative suffix -me/ma after the verb root, before the personal pronouns. If the verb root has one of back vowels, you have to add -ma to the verb root. If the verb root has one of front vowels, you have to add -me. After the negative suffix, you add the past tense suffix -DI.

I didn’t like it

I didn’t take it

Ali bizimle gelmek istemedi
Ali didn’t want to come with us

If the action happens in the past over a period of time, you’d rather use Past Continuous Tense.

Past Tense for All Pronounce

Positive (-DIm) Negative (-mADIm) Interrogative (-DIm mI?) Negative Interrogative (-mAdIm mI?)
Ben Yaptım Yapmadım Yaptım mı? Yapmadım mı?
Sen Sevdin Sevmedin Sevdin mi? Sevmedin mi?
O Kırdı Kırmadı Kırdı mı? Kırmadı mı?
Biz Üşüdük Üşümedik Üşüdük mü? Üşümedik mi?
Siz Oldunuz Olmadınız Oldunuz mu? Olmadınız mı?
Onlar Verdiniz Vermediniz Verdiniz mi? Vermediniz mi?

Turkish tutor Gokce Turkish tutor Ayse Turkish tutor Feyza
Need help with Turkish grammar? Sign up for a free lesson with friendly instructors and learn in a relaxed, step-by-step environment through videoconferencing.

2. Past Continuous Tense in Turkish:

when describing continuing actions or events in the past (before now), you use past continuous tense. Mainly, to describe an event/action that is interrupted by another event/action, past continuous tense is used (similar to the continuous past of English). To refer to the concept of past continuous in Turkish, you’d call ‘geçmiş zamanda süreklilik’ or ‘sürekli geçmiş zaman’. Let’s look into the word ‘sürekli’.

to drive, lead, continue

period, duration

drove (of cattle)

continuous, perpetual

Bir süre önce
A while ago


Ben Sen O
VERB+ (i)yordum (i)yordun (i)yordu
tara- tarıyordum tarıyordun tarıyordu
kır- kırıyordum kırıyordun kırıyordu
sev- seviyordum seviyordun seviyordu


Biz Siz Onlar
VERB+ (i)yorduk (i)yordunuz (i)yordular/(i)yorlardı
tara- tarıyorduk tarıyorunuz tarıyorlardı/tarıyordular
kır- kırıyorduk kırıyordunuz kırıyordular/kırıyorlardı
sev- seviyorduk seviyordunuz seviyorlardı/seviyordular

If you wonder something, you can ask it in a polite way with this tense.

Past Continuous Tense in Turkish – Examples:

Araba kazası olduğu zaman ben kütüphanede ders çalışıyordum.
I was studying when the car accident happened.

I was wondering if you could announce the exam results on Tuesday.
Merak ediyordum da sınav sonuçlarını salı günü açıklayabilir misiniz?


Future in the Past in Turkish:

You use this tense to refer the future from the perspective of past. It is translated to ‘was going to‘.

3. Future in the Past – Examples:

to laugh

I laughed

I was going laugh

Az kalsın gülecektim
I was about to laugh

I was going to come

Aslında partiye gelecektim ama araba kazası yaptım.
I was going to come to the party but I had a car accident


Ben Sen O
VERB+ ecektim ecektin ecekti
tara- tarayacaktım tarayacaktın tarayacaktı
kır- kıracaktım kıracaktın kıracaktı
sev- sevecektim sevecektin sevecekti


Biz Siz Onlar
VERB+ ecektik ecektiniz ecektiler/eceklerdi
tara- tarayacaktık tarayacaktınız tarayacaklardı/tarayacaktılar
kır- kıracaktık kıracaktınız kıracaklardı/kıracaktılar
sev- sevecektik sevecektiniz seveceklerdi/sevecektiler

4. Second form of the future-in-the-past

you can translate into English as ‘would‘. It’s the same concept but you use one of the suffixes of aorist (-ar/-er/-ır/-ir).

I would enter

Fakülteye girerdim
I would enter the faculty

Eğer söyleseydin, fakülteye girerdim
I would enter to faculty if you had told me

Eğer söyleseydin, fakülteye girmezdim
I wouldn’t enter to faculty if you had told me

5. Necessitative Past in Turkish:

the structure of the necessitative past is translated into English as ‘should have‘. In Turkish, necessitative is called as ‘gereklilik kipi‘.


Ben Sen O
VERB+ meliydim meliydin meliydi
tara- taramalıydım taramalıydın taramalıydı
kır- kırmalıydım kırmalıydın kırmalıydı
sev- sevmeliydim sevmeliydin sevmeliydi


Biz Siz Onlar
VERB+ meliydik meliydiniz meliydiler
tara- taramalıydık taramalıydınız taramalıydılar
kır- kırmalıydık kırmalıydınız kırmalıydılar
sev- sevmeliydik sevmeliydiniz sevmeliydiler

S/he should come

I should come

I should have come

Bizimle yürüyüşe gelmeliydin
You should have come to walk with us

Bu soğukta gelmemeliydin
lit. you shouldn’t have come in this cold

6. Turkish Conditional Past Tense in Turkish:

is similar to the ‘If only + past participle‘ of English. You use this structure to express wishes or regrets. As you know -se/-sa suffix is of subjunctive mood (optative), and when used together with -di/-dı/du/dü past tense suffix, it means as followed:

Turkish Conditional Past – Examples:

If only it had happened

If only you knew

Olmasaydı, daha iyi olurdu.
If only it hadn’t happened, it would be better


Ben Sen O
VERB+ saydım saydın saydı
tara- tarasaydım tarasaydın tarasaydı
kır- kırsaydım kırsaydın kırsaydı
sev- sevseydim sevseydin sevseydi


Biz Siz Onlar
VERB+ seydik seydiniz seydiler/selerdi
tara- tarasaydık tarasaydınız tarasaydılar/tarasalardı
kır- kırsaydık kırsaydınız kırsalardı/kırsaydılar
sev- sevseydik sevseydiniz sevselerdi/sevseydiler

Turkish tutor Gokce Turkish tutor Ayse Turkish tutor Feyza
Need help with Turkish grammar? Sign up for a free lesson with friendly instructors and learn in a relaxed, step-by-step environment through videoconferencing.

7. Turkish Pluperfect:

Google describes pluperfect: ‘denoting an action completed prior to some past point of time specified or implied, formed in English by had and the past participle, as in he had gone by then‘. That’s also valid for Turkish use. Do not get confused with ‘miş‘ before the past tense suffix. It is not of inferential meaning.

Pluperfect in Turkish- Table


Ben Sen O
VERB+ mıştım mıştın mıştı
tara- taramıştım taramıştın taramıştı
kır- kırmıştım kırmıştın kırmıştı
sev- sevmiştim sevmiştin sevmişti


Biz Siz Onlar
VERB+ miştik miştiniz miştiler/mişlerdi
tara- taramıştık taramıştınız taramıştılar/taramışlardı
kır- kırmıştık kırmıştınız kırmıştılar/kırmışlardı
sev- sevmiştik sevmiştiniz sevmişlerdi/sevmişdiler

Pluperfect in Turkish – Examples

I had stayed/failed by then

Altı gibi çoktan bitirmiştim
I had already finished by six

8. Reported Past Tense in Turkish (miş-past)

This is my favorite tense! It is used to describe things that you have not witnessed. This tense type does not exist in the majority of the languages so it’s often confused, however, it is very fun and easy. Let’s explain with an example:

Imagine that you saw one of your friends falling down the stairs. (Let’s assume that this friend’s name is Selin.) If you want to mention Selin’s falling to another friend (Emre), you’d say:

Bugün Selin merdivenlerden düştü
Today Selin fell down the stairs

However, if Emre wants to tell anybody about this action, he’d use miş-past because he has not witnessed of Selin’s falling but only heard of it. So, then,

Emre: Bugün Selin merdivenlerden düşmüş.

Reported Past Tense in Turkish (miş-past) – Examples

Evi temizledim
I cleaned the house

Evi temizlemişim
I have forgotten that I have cleaned the house. I realize it now

Evi temizlemişimdir
I must have cleaned the house.

Umarım evi temizlemişimdir.
I hope I have cleaned the house

For further examples, you can check Reported Past Tense page.