<< Listening

Intermediate

Moving to Istanbul: Turkish Practice for Expats + PDF

İstanbul is one of the biggest cities in the world and it has its own rules. Beyond the culture shock, you need to get used to rules you can only learn by living there. In this dialogue, you’ll hear what changes in an expat’s life after moving to İstanbul.

Tip: Listen to the audio once without reading the transcript, then check the comprehension questions before reading along.

Transcript

Erkek: İstanbul’a taşındıktan sonra hayatınızda neler değişti?
Kadın: İstanbul’a taşındıktan sonra daha hızlı yaşamaya başladım diyebilirim. Yani, hayat İstanbul’da çok hızlı ve siz de bu hıza alışmak zorunda kalıyorsunuz.
Erkek: İstanbul’a taşınmadan önce daha mı yavaştı hayat?
Kadın: Evet, burada hep acele ediyorum. Yeterince zaman yok gibi geliyor.
Erkek: Mesela?
Kadın: Mesela, bir yerden bir yere gideceğim zaman, hızı sürekli düşünüyorum. Metroyla mı daha hızlı olur? Taksiyle mi? Trafik var mıdır? Geç kalır mıyım? Vs.
Erkek: Yani İstanbul’a taşınmadan önce bunları düşünmüyordunuz?
Kadın: Hayır, bu kadar değil. 15 dakikada işe gidiyor, 15 dakikada eve geliyordum.
Erkek: Peki, yeme içme alışkanlıklarınız değişti mi?
Kadın: Evet kesinlikle! Mesela, yemek yedikten sonra Türkler çay içmeye bayılıyor. Önce bana çok gelirdi ama şimdi tamamıyla alıştım. Artık kahveden çok çay içiyorum. Bağımlılık yaptı.
Erkek: Başka ne var?
Kadın: Başka… Yani Türk yemeklerine alıştım diyebilirim. İstanbul’da olmadığım zaman, canım dolma sarma falan yemek istiyor.
Erkek: Peki sen yemek yapmayı biliyor musun?
Kadın: Maalesef, ama öğrenmek istiyorum.

Comprehension Questions

  1. Kadının hayatında İstanbul’a taşındıktan sonra ne değişti?
  2. Kadın bir yerden bir yere giderken neleri düşünüyor?
  3. Eskiden işe kaç dakikada gidiyordu?
  4. Kadın artık hangi içeceği daha çok içiyor?
  5. Kadın yemek yapmayı biliyor mu?

Answers: 1. Daha hızlı yaşamaya başladı. 2. Metroyla mı taksiyle mi daha hızlı olur, trafik var mı, geç kalır mı. 3. 15 dakikada. 4. Kahveden çok çay içiyor. 5. Hayır, ama öğrenmek istiyor.

Translation

Man: What changed in your life after you moved to Istanbul?
Woman: After moving to Istanbul, I can say that I started living faster. I mean, life is very fast in Istanbul and you have to get used to this speed.
Man: Was life slower before you moved to Istanbul?
Woman: Yes, I’m always in a hurry here. It feels like there isn’t enough time.
Man: Like what?
Woman: For example, when I’m going from one place to another, I’m constantly thinking about speed. Is it faster by metro? By taxi? Is there traffic? Will I be late? Etc.
Man: So you didn’t think about these things before you moved to Istanbul?
Woman: No, not this much. I used to get to work in 15 minutes and come home in 15 minutes.
Man: Well, have your eating and drinking habits changed?
Woman: Yes, absolutely! For example, Turks love drinking tea after a meal. At first it felt like too much to me, but now I’m completely used to it. I drink more tea than coffee now. It became an addiction.
Man: What else?
Woman: What else… I can say I got used to Turkish food. When I’m not in Istanbul, I crave things like dolma and sarma (stuffed peppers and grape leaves).
Man: So, do you know how to cook?
Woman: Unfortunately no, but I want to learn.

Grammar Notes

-A başlamak — to start doing something

Erken kalkmaya başladım.
I started to wake up early.
İstanbul’a taşındıktan sonra daha hızlı yaşamaya başladım diyebilirim.
I can say that after moving to Istanbul I started living faster.

-DIktAn sonra / -mAdAn önce — after / before doing

İstanbul’a taşındıktan sonra hayatınızda neler değişti?
What changed in your life after you moved to Istanbul?
İstanbul’a taşınmadan önce daha mı yavaştı hayat?
Was life slower before moving to Istanbul?

-A bayılmak — to love, to like a lot

Bayılmak (literal meaning)
To faint
Madonna’ya bayılıyorum.
I love Madonna.
Yemek yedikten sonra Türkler çay içmeye bayılıyorlar.
Turks love drinking tea after a meal.

-A alışmak — to get used to

Senin burada olmana alışamadım.
I couldn’t get used to you being here.
Türk yemeklerine alıştım diyebilirim.
I can say that I got used to Turkish food.
Hıza alışmak zorunda kalıyorsunuz.
You have to get used to the speed.

Düşünmek — accusative vs. -mAyI

Seni düşünüyorum. (accusative)
I’m thinking of you.
Gitmeyi düşünüyorum.
I’m thinking of leaving. / I’m considering going.
Hızı sürekli düşünüyorum.
I’m constantly thinking about speed.

Canım … istiyor — to crave

İstanbul’da olmadığım zaman, canım dolma sarma falan yemek istiyor.
When I’m not in Istanbul, I crave things like dolma and sarma.

Gibi geliyor — it feels like

Yeterince zaman yok gibi geliyor.
It feels like there isn’t enough time.

Yağmur yağacakmış gibi geliyor. (-AcAkmIş gibi geliyor)
It feels like it’s going to rain.

Vocabulary

Değişmek
To change
Değişiklik
Change (noun)
Zorunda kalmak
To have to, to be obliged to
Geç kalmak
To be late
Acele etmek
To hurry
Yavaş
Slow
Yavaşlamak
To slow down
Sürekli
Constantly, all the time
Bu kadar
This much
Alışkanlık
Habit
Yeme içme alışkanlıkları
Eating and drinking habits
Bağ
Bond
Bağlamak
To tie, to attach, to connect
Bağımlı olmak
To be dependent, to be addicted
Bağımlılık
Addiction
Bağımlılık yapmak
To be addictive
Dolma / Sarma
Turkish dishes — stuffed vegetables and rice rolled in leaves
Başka
Else, other

Ready to Use This Out Loud?

You've read the transcript and grammar — now speak it. A short session with a native-speaking teacher turns passive listening into confident, natural speaking.